untitled

41 yaşın güzelliği….

Rakam biraz göz korkutucu ama ben bunu aşalı bir kaç sene kadar oldu. 40 yaşını değil, 40 yaş sendromunu…

Bundan bir kaç sene önce, uzun bir süre 40’a doğru gelmenin bunalımına girdim. Bir 6-7 ay kadar da orada kaldım, çıkmakta zorlandım.

Nerede oldu, ne zaman oldu, hangi şartlar değişti, kim ne dedi de oldu bilmiyorum ama sonra birden bire yaşımın beni ne kadar mutlu ettiğini gördüm.

Aslında yaşımdan çok bahsettiğim için etrafımdakiler, bu konuda ne kadar saplantılı ve kafaya yaşlanma meselesini takmış biri olduğumu düşünüyor, biliyorum.

Ama ben gerçekten bu yaşımdan memnunum. Bahsetmem bile memnuniyetimden…

Mesela bakın bu yaşlarda ne pembe giymeniz ne siyah giymeniz sizi de etrafınızdakileri de rahatsız etmiyor, ne isterseniz giyersiniz çünkü ne pembe giydiğinizde etrafınızdakilerin bakışlarından çekineceğiniz 70’indesinizdir ne de siyah giydirilmeyen 7’sinde…

Ya da ne saçınızı kızıla boyatmak ne sarıya boyatmak, hatta beyazlarınız sizi rahatsız etmiyorsa, boyatmak veya boyatmamak tamamen sizin iradenizdedir. 17’sindekilere saçlarını boyattığı için kızdığımız gibi, 70’indeki bakımsızlığı veya saçını rengarenk boyatmayı da hoş karşılamıyoruz halbuki…

Size 7’sindeki de soru soruyor, 70’indeki de fikir danışıyor her birine söyleyecek sözünüz vardır. Çünkü geçmişe dair edindikleriniz, geleceğe dair fikir sahibi olmanıza neden oluyor.

Genetik bir sorununuz yoksa, henüz doktor, doktor gezmek de gerekmiyor. Sizi eğlenmekten alıkoyan rahatsızlıklarınız yok yani… Ömrün çok kısa olduğunu keşfetmiş eğlenmenin tadını çıkarırken, daha önünüzde “bir bu kadar daha var” diyecek kadar da hayatı ciddiye alarak çalışabilecek gücünüz var.

İster aşık olun, ister olmayın, ne 70’indeki kadar -toplumu bırakın- sizi rahatsız edici olacaktır bu ne de 7’sindeki kadar gülünç…

İster içki için ister içmeyin, ne ilaçlarınız yüzünden ne de yetişkin olmadığınız için içki yasağınız vardır. Sadece sizin iradenizdir size söz geçirebilen…

Dudaklarınızdan; “Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil”i de mırıldanabilirsiniz, “Every day for us something new, open mind for a different view and nothing else matters”’ı da… Ne sadece Dede Efendi ne de sadece Metallica’sınızdır çünkü…

Biraz çocuk biraz yetişkin… Hem yaşlılarla hem çocuklarla aynı dili konuşabilen, hala umutları olan Cahit Sıtkı’nın ne demek istediğini anlayabilecek kadar tecrübeli bir İNSAN…

Tam ortasındasınızdır zamanın…

Share